Bi rüya gördüm, biliyorum o gerçek. Ne gördüysem gerçek, çünkü olanları gördüm. Canım.. Gitti bitti, acımıyor artık o aşamaları bile geçti. Uyandım ağladım. Acı çektim. Bu kadar zor olmamalı, iyi değilim, kabuller yasak. İçimm.
Rüya sandığımızı da yaşadık. Rüya gibi gelirdi ama yaşadık işte. Bu gerçekti. Unutmamalı, asla asla. Sabahki acımı unutmuştum, unutmamak mümkün değildi. Bazen acıyı bi kenara bırakıp mutluluğu yaşamak gerek. Acılarla engel koymamak gerek. Ben de onu yaptım acımı evde bırakıp mutluluğa koştum. Sanırım gerçekten sindiriyorum. Herşeyi sindirmeliyim. Böyle yaşanmaz, böyle nefes bile alınmaz.
Ve bugün..
Bugün yine kötüyüm. O rüya, uzaktan bakmak ve bi sürü şey.. Bi şey var, aslında bi çok şey. Var işte ortalarda dolaşıyor sinsi sinsi. Kötü günler gelicek. Hiç iyi olmucak. Acılar bir bir dizilicek önüme, hangimizi istersin diyen bakışlarla kesicekler beni. Bazen sadece oturup bizi izlediğini düşünüyorum, neden hiç müdahale etmezki. Herşey onda değil mi, neden acı çekmeme izin verirki? Tanrı.. Bu kadar yakın hissederken neden izlersin sadece?
Yarını yaşamak istemiyorum, zamanlar dursun herşey bitsin, yarın gelmesin. Daha büyük bişey bekliyor beni. Evde oturup kendimi saklamaya çalışsam bile acı gelicek.
Aslında zaman dün durmalıydı. En güzelinde. Mutluluk tadındayken. O kadar yalvardık boşuna olduğunu bile bile. Korka korka bugüne atıldık. Bizi bekleyen dünyaya atıldık. Umurumuzda olmasa bile, etrafımızdaki silüetler bizi yaşamak istiyor. Bizi, bizden ayrı yaşamak istiyor. Yine gittik onlara. Uzaktan bakıyoruz, içimizi okuyoruz. Acı çekiyoruz. Korkuyoruz.
İyi değilim hiç. Pişmanlık? Hiç bilmiyorum. Ama bütün acılar, tek bi mutluluğa değer.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder