Cumartesi, Ocak 08, 2011

Gün

Nefes al.. Nefes ver..
Al.. Ver..
Al.. Bırakma.

İçime çektikçe, daha da içime gelmeye başladı herşey. Daha da hazmeder oldum bi nefes gibi içime sızanları. Başımı döndürmüyor artık, beni benden alıp geri vermiyor beni bana. Bi darbe daha gelse, acısından kıvransam ama beni kökten değiştirse. İnsanları görsem, içlerini görsem. Bu kadar kör olmasam. Herşeye rağmen ellerinden tutmasam. Kapasam kapılarımı, indirsem perdelerimi, değiştirsem anahtarımı. Hala.. Hala gülümsüyorum. Ne iki yüzlülük ne başka bişey, bu sadece yaşanmışlıklara bi selam veriş. Susuyorum, tek bi darbeye patlıcam yıllarca patlayamamış volkan gibi. Ve ateşlerim bir bir yakıcak onları, kaçmadıklarına ya da ısrarla benim eteklerime yerleştiklerine lanet edicekler. O gün gelicek ve yaktığım gibi çekip gidicem.


Sağımda solumda.. Toparlamaya çalışıyorum, çalıştıkça boşa çıkıyor. Rehberlikçiyle konuştuğumda, ders çalışmalarımın bana boş geldiğini elimde bişey bırakmadığını söylemiştim, "zaman" demişti, bi iki hafta sonra görücekmişim kazandırdıklarını. Bu da ders gibi olsa, otursam okusam, zaman geçse açıklarımı kapatsam.

Unutulmuş bi gün.. Oysa tam bugündü, iki öncesinde bugün. Bugündü herşey bugün. Bugündü işte salak papatya. Bugündü. Bugünün uğuruna inanırdın da. Ve unuttun, uğurunu, gelişi, sırrı, küçükleri.. Sen unuttun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder